Bu Kategoridesiniz : 15 Mayıs 2019 Çarşamba 03:22

Bir destan yazılacak…

Son söyleyeceğim baştan belirteyim:

23 Haziran’da öylesine görkemli bir demokrasi destanı oluşacak ki,

sadece Türkiye değil, dünya demokrasi tarihi bile onu altın harflerle yazacak.

Bu öngörüyü şu gerçeklerden yola çıkarak yapıyorum:

31 Mart’a geldiğimizde, şekli demokrasimizden elimizde

kala kala sadece seçimler kalmıştı!

Demokratik kurum ve kuruluşları birer birer “tek adama” bağlamıştı.

Ancak YSK, pek çok saygın hukukçunun iddasına göre;

yargı tarihimizde benzer olmayan bir karar alarak,

seçme ve seçilme hakkına ağır br darbe indirdi!

Ramazan ayının ilk iftarının yaşandığı saatlerdeki bu kararla,

aynı zarfa konulan 4 oydan birini yok sayarak, hem hukukçuları ,

hatta illüzyonistler bile- şaşkına çevirdi, hem de

Ekrem İmamoğlu’na “kul hakkını yediniz” dedirtti!..

Şekli demokrasimize indirilen “son darbe” olarak tarihe geçti.

Halbuki Türkiye’nin gerçek gündeminde acilen

el atılmayı bekleyen ne çok madde vardı..

Hangi siyasi görüşten olursa olsun tüm seçmenler,

İstanbul seçimlerinin yenilenmesini değil, işsizlik ve pahalılığa

“dur” diyecek önlemlerin bir an önce alınmasını istiyordu.

ABD’nn Türkiye’ye tehditler savurmasına neden olan S-400 ve F-35

krizi giderek endişe verici boyutlara tırmanıyordu.

Suriye’de terör, kahraman çocuklarımızı hedef seçiyor,

PKK hainler Mehmetçiklerimizi peş peşe şehit ediyordu..

Ama olmadı. Demokrasiye gönül vermiş tüm vicdan sahibi yurtseverlere

“değer mi” dedirten iktidar hırsı, ülkenin gerçek gündemine

bir an önce topyekun odaklanmaya imkan bırakmadı.

Siyaseten gözler öylesine kararmış ki, kul hakkı yenmesine rıza göstermeyen

kendi inançlı seçmenlerinin AKP’den uzaklaşıp

Ekrem İmamoğlu’na yöneldiğini göremiyerek roller değişti:

Muhalefet artık savunmada oynamıyor; kendi oyununu oynuyor ve

bu oyun Erdoğan’ın oyununu bozuyor.

23 Haziran’da, zuladan çıkarılacak din-iman kozu etkili olamayacak.

Çünkü alnı secdeye değenlerin hırsızlık yaptığı, haram ve günahtan korkmadığı,

zenginleştikçe canavarlaştığı görüldü ve kanıtlandı.

Çulsuz Harun’ların on beş yılda Karun haline geldiği görüldü.

Cumhuriyetçilerin, alnı secdeye değenlerden çok daha namuslu,

çok daha merhametli ve adil olduğu anlaşıldı.

Erdoğan ,İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığı’nın seçimini

iptal ettirerek kendi kazdığı kuyuya düştü.

Yakın zamanda bunu çok iyi anlayacak ve pişman olacak.

Çünkü artık AKP’nin İstanbul adayı Binali Yıldırım değil, bizzat kendisidir.

Artık bir daha seçim iptal edemez.

23 Haziran seçiminde bozguna uğrayacak ve Türkiye gerçeğinin,

demokrasinin gücü karşısında etkisiz hale gelecektir.

Bu karar sonrasında tarihimizin en büyük, sağduyulu ve kararlı

demokrasi seferberliğinin başlayacağını hesaplayamadılar!..

“Bütün çiçekleri koparabilirsiniz, ancak baharın gelişini engelleyemezsiniz”

Bahar geldi bir kere… Hem de göz kamaştıran güneşli günlerle geldi.

Yazın bir kenara… 23 Haziran’da ortaya çıkacak görkemli demokrasi destanını

sadece Türkiye değil, dünya demokrasi tarih altın harflerle yazacak.

Baksanıza, bugüne kadar suskunluk sarmalı içinde kalıp,

seslerini çıkaramayan sanatçılarımız bile korku duvarlarını aşarak

hep bir ağızdan “Her şey çok güzel olacak” diye haykırıyorlar…

Öylesine görkemli bir demokrasi destanı yazılacak ki

saray da feleğini şaşıracak.Yalakaları da.

Millet 9 liraya soğan alamazken ,şaşaalı sofralarda altın koltuklar da

yenen -yedirilen yemek boğazlarında kalacak…

“Paraları sıfırla” yerine “Bavulları toplayın “ denecek.

Özcan-Vural

 benzer haberler

Atatürk’ün ülkesi..19 Mayıs  

Atatürk’ün ülkesi..19 Mayıs

İnadına Dik Durmak  

İnadına Dik Durmak

Dünya ne diyor!.. Okuyun..  

Dünya ne diyor!.. Okuyun..