Bu Kategoridesiniz : 11 Ekim 2018 Perşembe 19:28

Bu hafta konuşulmayanlardan

Murat-Bayram-1-1

Pek çok konu hakkında gelişmeler televizyon ve gazetelerden aktarıldı. Adeta haber bombardımanına tutuluyoruz.Bunlar içerisinde gündemimizi oyalayan önemli konularda vardı elbette. Bu konulardan asıl önemli olanlarsa ya bizlere yansıtılmadı veya ucundan dokunulup geçildi. Bu konulara değinelim.

***Suudi Gazeteci Cemal Kaşıkçı Öldürüldü Mü?***

Suudi Arabistanlı gazeteci Cemal Kaşıkçı, bu ülkenin Türkiye’deki Büyükelçiliğine girdikten sonra bir daha ortaya çıkmadı. Işte bu kayboluş neticesinde Türkiye, Amerika ve dünyanın çeşitli ülkelerinde bir anda en çok konuşulan kişi Kaşıkçı oldu. Cemal Kaşıkçı’nın kim olduğuna biraz değinelim. Yeniçağ Gazetesi yazarı Arslan Tekin’in 10 Ekim 2018 tarihli “Suudiler mi Öldürdü?” başlıklı köşe yazısına göre “Cemal Kaşıkçı ünlü silah tüccarı Adnan Kaşıkçı’nın yeğeniymiş. Yine Adnan Kaşıkçı’nın ifade ettiğine göre Türkler ve Kayseri’den göçmüşler. Kaşıkçı, nikah işlemleri için Suudi Büyükelçiliğine giriyor ve bir daha görülmüyor. Büyükelçiliğe girmeden evvel başına bir şey gelme ihtimaline karşı, nişanlısına kimleri araması gerektiğini gösteren numaraları da veriyor.” Eğer bu bilgiler doğruysa, Suudi Bedeviler Türk asıllı bir gazetecinin hayatına, Türkiye topraklarında kastetmiş mi oluyorlar? Herhangi bir klasmana ve sınıflamaya tabi tutamayacağımız Suudi Araplar, Türk Topraklarında operasyon mu gerçekleştiriyorlar? Eğer, Cemal Kaşıkçı Türkiye Suudi Arabistan Büyükelçiliğinde öldürülmüşse veya işkence edilerek sorgulanıyorsa, bu Türk Devleti için bir sorun değil midir? Bu noktada Suudilerin Veliaht Prensi, Amerika müttefiki Selman’ın, bir generalinin söylediği bazı sözler aklıma geliyor. Bu müptezel general, 2018 yılı Haziran ayında gazetelerimizde de yer alan haberlere göre, “Türkiye’nin süper güç gibi davrandığı, Türkiye’nin kuşatılması ve cezalandırılması,” gibi taleplerle Amerika’ya kuyruk sallıyordu. Bugün yaşanan Cemal Kaşıkçı meselesi, bizlere “Suudiler böyle bir cahilliğe kalkışabilir mi?” sorusunu sorduruyor. Eğer böyle bir ihanet gerçekleştiyse bunun hesabı en sert şekilde sorulmalıdır.

***Eş, Dost, Akraba Atamalarında En Kötü Dönemi Yaşıyoruz***

İYİ Parti Grup Başkan Vekili Yavuz Ağıralioğlu, Meclis İç Tüzük Görüşmelerinde bir konuşma yaptı. Konuşmasında, “eş, dost, akraba atamalarında ülke olarak en kötü dönemi yaşadığımızı” söyledi. Konuşmasına tepki gösterenlere, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yerel seçimler ile alakalı olarak “kimse bana akrabası için gelmesin” sözlerini hatırlatan Ağıralioğlu; “ekonominin nefes alamaz” olduğunu; zamlarla stokçuluğun “hutbeler” ile önlenemeyeceği söyledi. Görünen o ki mızrak artık çuvala sığmıyor ve iyiden iyiye açıkta kalıyor. Çalınan minarelere kılıf da uydurulamıyor. Bu kadar kul hakkı ile iflah olabileceğini zanneden varsa, buyursun gelsin vatandaşa anlatsın nasıl olacak o iş. Zira görünen köy kılavuz istemiyor.

***Suriyelilerden Bir Skandal Daha***

Yakın dönemde başta Bursa, Şanlıurfa ve Gaziantep olmak üzere çeşitli şehirlerimizde sebep oldukları olaylarla; toplumda huzursuzluk, güvenlik sorunu ve endişe yaratan Suriyeli sığınmacılar bu kez de Mersin’de gündeme geldiler. Mersin’in Tarsus İlçesinde, avlanması yasak olan”şahin”leri avlayıp, gözlerini diken Suriyeliler yakalandı. Kendilerini “şahinlerin avlanmasının yasak olduğunu bilmedikleri,” sözleriyle savunan Suriyeliler cezai işleme tabi tutulmuş. Adamlar geyet geniş ve pervasız. Türkiye’de kamu düzenini bozmakta bir sakınca görmüyorlar. “Devlet düzeni bilinci” oluşmamış olan kişilerden, bundan başka bir tutum da elbet beklenemez. Aklımda şu sorular dönüyor:

-Türkiye’de avlanması yasak olan hayvanları hangi cesaret ve amaçla avlıyorlar?

-Avlanması yasak olan hayvanlar, yasal yolla satılamayacağından bunlar hangi kaçakçılık şebekeleriyle çalışmaktadır?

-Eğer kaçakçılık şebekesi üzerinden bu hayvanlar satılıyorsa, Suriyeliler ülkemizde daha başka kaçakçılık şebekeleri kurmuşlar mıdır? Daha başka ne tür şeyleri kaçak olarak sınırlarımız dışına çıkarmaktadırlar?

-Eğer bu hayvanlar, yine Suriyeliler tarafından satılıyorsa, bunlar sınırlarımızı yol geçen hanı mı zannediyorlar?

Suriyeli mültecilerin şehir ve kasabalarımızdan çıkarılarak, kamplarda toplanması ülkemizin güvenliği için sizce de çok hayati değil mi?

***Suriyelilerin Çıkardığı Sorunlar Meclis’e Taşındı***

Suriyeli mültecilerin, şehirlerimizde yarattığı sorunlar, İYİ Parti Antalya Milletvekili Tuba Vural Çokal tarafından Meclisimizin gündemine taşındı. Çokal, İç İşleri Bakanı Sn. Süleyman Soylu’nun cevaplaması için bir soru önergesi verdi. Önerge içeriğine göre “Suriyelilerin sayıları, onlar için yapılan masraf, aylık ödenip ödenmediği, suça karışma oranları ve Suriyelilerin iç karışıklık çıkarma ihtimaline karşılık ne gibi tedbirler alındığı” sorularının cevapları talep ediliyor. Bu önergenin yanıtlarını çok merak ediyorum.
Haber bültenleri ve yüksek satışlı gazetelerde pek de bahsedilmeyen haberlerden “haberdar” olalım istedim. Nereye baksak aynı manşet ve aynı haber metinlerini görüyor, duyuyoruz. Aklımız ve haklarımızın bu kadar yok sayılmasına göz yummayalım. Kimse kimsenin dayattığını duymak ve kabul etmek zorunda değil. İyi hafta sonları dilerim.

 benzer haberler

Doğruluk ve ahlak bağıntısı  

Doğruluk ve ahlak bağıntısı

Gemlik gündemi üzerine laforizmalar!…  

Gemlik gündemi üzerine laforizmalar!…

İşte  İsmet İnönü…   

İşte  İsmet İnönü…