Bu Kategoridesiniz : 26 Nisan 2017 Çarşamba 12:36

Bugün Günlerden Çocuk

Geçtiğimiz hafta sonu kutladığımız Çocuk bayramına istinaden yazdığım bu yazı, yayın günümün Salı Perşembe olması nedeniyle gecikmeli olarak bugün sizlerle. Bu yazıyı yazarken hissetmek adına,  pembe ponponlu beremi takarak hissederek ve çocuklaşarak yazdım. Konu çocuk olunca çocuklaşmanın fena fikir olmadığını düşündüm. Ruhum ihtiyar bir çocuk olduğu için de pek zorlanmadım fakat pembe ponponlu berenin faydası oldu yine de.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu “Kamal” Atatürk tarafından çocuklara armağan edilen Çocuk Bayramı Türkiye Büyük Meclisi’nin açılmasının ardından, 1935 yılındaki Hakimiyet-i  Milliye bayramı ile birleştirip 1927 yılında Çocuk Bayramı ismi ile kutlanan bu bayrama 1981 yılında Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı adı verilmiştir.  Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin resmi bayramlarından biridir. Yukarıda yazdığım Kamal ismini yazım hatası olarak düşünmemeniz için kısa bir not: Kamal Atatürk vefatından önce ismini Kamal olarak resmen değiştirmiştir. Mustafa ismi ise resmiyette hiç olmamıştır. Nüfus cüzdanındaki ismi Kamal,  soy ismi Atatürk’tür.

Uluslararası düzeyde kutlanan bu bayramın, dünyada eşi ve benzeri yoktur. Diğer dünya ülkelerinde çocukların kutladığı bir bayram bulunmamaktadır.

Böyle güzel bir bayram günü,  klişe yazılar yazmak yerine biz yetişkinlerin çocukken yaptıklarından birkaç örnek yazmayı tercih ettim. İşte yüzünüzü gülümsetecek o örnekler:

 

-Ateşi benzinle söndürmeye çalışmak.
-Pul koleksiyonu yapmak.
-Etrafımızdaki bitkilerin tadına bakmak ve dikenlerin kökünü yemek. Bitkilerin yenebilir olduğunun keşfini yaşamak, ağzımın zehir gibi olması.
-Üç tekerlikli bisiklet yarışı düzenlemek.
-Yakan top oynamak.
-Kazı kazan ve kızma birader oynamak.
-Arkadaşlar arası kitap değiş tokuşu yapmak.

-Köpüklü helva ve leblebi unu yemek.
-Uçurtma yapmak ve bunu ticarete dönüştürmek.
-Ateş yakmanın alternatif yollarını bulmak.
-Miskete cilli demek ve oyunda kazanmanın adına yutmak demek.
-Radyonun parçalanarak, içinde zannedildiği gibi küçük insanların bulunmadığını keşfetmek.
-Kendi oyuncağımızı kendimiz üretmek.
-Top oynarken cam kırmak bunun sonucunda bazen azar işitmek bazen dayak yemek.
-vhs ve beta video kasetlerine hayranlık duymak.

-Ev telefonundan 166 yı çevirerek alo masal hattını dinlemek.
-Mahallenin bilge kişisi ve danışma kurulu olmak.
-Ev telefonun hayatımızda girdiği yıllarda, PTT nin sarı rehberinden rastgele numaraları aramak.
-Bilumum telefon şakalarının temelini atmak.
-Benim babam senin babanı döver demek.
-Zillere basıp kaçamamak.

-Altın kızlar, Yedi kardeşe yedi gelin, Dallas, Kara şimşek ve Hayat Ağacı dizilerini izlemek.

-Kemal Sunal ve Orhan Gencebay filmleri ile büyümek

-Barış Manço dinlemek

-Zıplayan plastik fare ve topaç oynamak.

-iki bisküvi arası lokum yemek.

Yazımı çocukken söylediğimiz bayram şarkılarından biri ile noktalıyorum. Çok büyük bayram bu bayram herkese kutlu olsun, çok ulu bayram bu bayram herkese mutlu olsun.

 Sağlıcakla Kalınız…IMG-20170423-WA0031

melek güleç

 benzer haberler

Ergenekon yalanı ile orduyu yıkmak istediler  

Ergenekon yalanı ile orduyu yıkmak istediler

Darbenin bilinmeyen tarafları!…  

Darbenin bilinmeyen tarafları!…

Bu iş buraya kadar!..  

Bu iş buraya kadar!..