png kavlak, tepe, solaksubaşı
ergenler üst reklam

Gemlik’e Doğru Öykülerini Arayan Adam…

14 Ağu 2017 Pts 19:38
Bu haber 698 kez okundu
ArtıYazı BüyüklüğüEksi
Davetiye-Dunyasi-Reklam-Popup_4342-1

Orhan Veli Kanık, İstanbul’da deniz kıyısındaki bir mekânda, her zamanki gibi parasız bir halde oturmuş, plajda serinleyen, denize girip çıkan insanları seyrediyormuş… Belki aradığı bir ilhamdı, belki birikmiş borçlardı düşündüğü, belki de yalnızlığıydı söz konusu olan… Kim bilir? Yaz sıcaklarında çekilmez deniz kıyılarında beş parasız oturmak, iyi bilirim. Belki de bu ünlü ve garip şairle aynı ruhu, aynı hisleri, aynı düşleri, aynı hayatı, en kötüsü de aynı kaderi paylaşıyor olabilirim… Bunu da çok düşündüm… Neyse ki; Gemlik en azından 6 yıldır eski Gemlik değil… Ecelimin bir PTT çukurunda veya Belediye’nin açık bıraktığı, önlem almadan kaderine terk ettiği bir kuyuda olmayacağı kesin…

Neydi o eski günler? 1989’da, 1997’de, 1998’de Sahil boylarında, İstiklal Caddesinde, Dere Boyu Mevkiinin her sokağında sandallar gezdirir, “Gemlik Venedik” oldu diye dalga geçerdik… Yağmurun Sesinin hiçbir zaman Aşka davet etmediği yıllar günlerdi o anlar… Her an, fotoğraf çekerken, kameraya görüntü alırken, ölebileceğimiz, bir çukurda yok olup gidebileceğimiz, elektrik kaçağında çarpılabileceğimiz ölüm riskli yıllardı o günler… 2009-2010’da da aynı kaderi paylaşmak ağrımıza gidiyordu… Şimdilerde, sosyal medyada, “Gemlik’i çok özledim, dönüyorum ama Refik Yılmaz’ı düşününce şevkim kaçıyor, gelmek istemiyorum” diye yazıp, büyük düşünür edasında dolaşan sözde geleceğin gazetecileri, çoluk-çocuk takımı acaba o dönemlerde nerelerdeydi? Bir de bu çoluk-çocuk takımının paylaştığı bu çok içli sözlere beğeniler koyup, yorumlar yapan, yine sözde tiyatrocularımız, sanatçılarımız da var çok şükür bizim… Gemlik’te basının geleceği de, sanatın, kültürün geleceği de tehlikede!… Her hizmete, her değişime, her yeniliğe ideolojik saplantılarla bakan, ideolojik ve siyasi saplantılı ağabeylerine, ablalarına yaranmaya çalışan, travma geçirmiş, psikolojik sorunlu bir gençliğimiz var bizim. Ak Parti ve Refik Yılmaz muhalifliği dışında, tek kelime yazamayan bu çocuklardan nasıl bir gelecek bekliyorsunuz ki?!… Bir kenti, bu kenti (Gemlik’i) seviyorlar, ama siyasi açıdan, ideolojik açıdan seviyorlar. Bu çocuklar gittikleri yerlerde Gemlik’i muhtemelen, “Tarihi kökeni müthiş, coğrafi açıdan harika, ismini verdiği körfezi ve İstanbul-Bursa bağlantılı E-5 karayolu geçişi ve İstanbul-İzmir otobanı güzergahı, sanayisi, zeytini, balıkçılığı, limanları ile tam bir metropol ama keşke Ak Partili Belediye ve Refik Yılmaz olmasaydı!” diye tanıtıyorlardır… İyi de bu memleketi SHP-CHP’de yönetti, ANAP’ta… O zihniyet ne verdi bu güzelim ilçeye, Ak Partili Belediye neler verdi? Hadi akıl yok diyelim, görsellikte mi yok, duygu ve ruhta mı kayıp?

Kısa şort sevmem. Mayoyla, sliple denize giren erkekleri de sevmem. Deri, takı, hasır şapka, künye, kolye, yazılı-resimli tişörtleri de hiç sevmem. Plajda uzanmayı sevmem. Mısır koçanları, kağıda, torbaya sarılı bira içmeyi, çekirdek çitlemeyi, karısı-kızı bol olan çevrede aileleri rahatsız etmeyi, absürt salaklıklarla hava atmayı sevmem. Kalabalıklar arasında denize girmeyi sevmem. Bir denize girmek uğruna, havai, safari don, fanila, tişört sevmem. Sahilde, kalabalıkların içinde top ve tavla oynamayı sevmem. Oracıkta insanlarla kaynaşmayı, kısa sürede samimi olmayı, laçka sohbetleri hiç sevmem. Tüm bunlar, deniz kıyılarını veya tatili sevmediğim için değil. Tatil araçlarını, tatil anlayışını, tatili yaşama biçimimizi sevmediğim içindir. Denize işemeyi sevmem. Başkalarına tabi gezmeyi-dinlenmeyi sevmem. Hepsi bu…

O da ne, Orhan Veli Kanık, çayının dibini yudumlarken, aradığı ilham; bikinisiyle gelip, tam da önünde arz-ı endam eğliyor. FemFatale kıvamda şuh ve seksi bir hatun… Göz-göze geliyorlar… Etkilediğinin farkında kadın… Eğiliyor, bükülüyor, dönüyor, yatıyor… Orhan Veli’nin başı dönüyor… Ama olmuyor işte… Neden olmadığını da, şu dizelerle kaleme alıyor…

Biliyorum, senin de içinde bir kötülük yok,

Benim de;

Ama

Olmaz ki, böyle de yatılmaz ki…

Ben onun daha çok, “Cep delik, cepken delik/ Kevgir misin, ben kardeşlik!” şiirini seviyorum… Bir de, Orhan Veli Kanık’a atfen ortaya atılan bir şiir var. Bu şiir Orhan Veli Kanık’ın mı bilmiyorum… Ama anlamlı bir şiir: Uludağ’a çıktım Karı seyrediyorum Karı/ Uzakta kaldı Bira’m/ Ya Rakı’m olmasaydı…

Zaten, “Gemlik’e Doğru Denizi Göreceksin, Sakın Şaşırma” cümleleri, onun bir şiirinin parçası değil, gelip-geçerken, bu güzel kente en az benim kadar duyduğu hayranlık sonrası, söylediği bir sözdür…

Gemlik Ticaret Lisesi 1. Sınıf… Sınıf mevcudu 28 kişi…

Edebiyat Dersi…

Edebiyat kitabından seçmeli, herkes birer şiir okuyor… Bana denk gelene bakar mısınız?

“Oh Yavrular!”

“Oh Yavrular, Siz her gün gelip geçerken penceremin önünden, hatırıma neler gelir!…”

28 sınıf mevcudu, tek erkek öğrenci ben, gerisi kız öğrenci olunca, nasıl bir sorunla karşı karşıya olduğumu varın siz hesaplayın…

Alt yapı sorunu bitmiş, İstanbul-İzmir Otobanı geçiş güzergâhında, marka değeri yükselen bir kent haline gelmişiz. Kimin umurunda?. Açılışı yapılacak otoban ile karayolu mesafesinde Gemlik-İstanbul arası 45 dakikaya inmiş, kimin derdinde? Hızlı Tren gelecekmiş, Bölge Hastanesi olacakmış, tüm kamu kurumlarına Belediye eliyle yeni ve modern binalar yapılıyormuş, Gemlik Hükümet eliyle baştan aşağıya yenilenecek; deprem riski için Gemlik’e özel yasa yapılacakmış, ama Ak Partili Belediye varmış… Gelme, sevdir git! Gelecekte acı kaybımız falan olmayacaksın… Büyük Kumla Barajı yapılıyor, bilirler mi geçmişini? 1989’da yapılacaktı. ANAP’lı Bakan 1989’da müjde vermişti. Projesi ise 1987’de hazırlanmıştı… Ak Parti yapıyor, 2017 Ekim ayında hizmete girecek. Gemlik ve çevresinin 50 yıllık içme ve sulama suyu ihtiyacını karşılayacak… Şimdi bunlar; Küçük Kumla, Hamidiye, Çol Gölü göletleri, Kurşunlu, Umurbey Sulama Havuzlarına da dudak bükerler… Zeytincinin, zeytin üreticisinin sorunlarından, zeytinin de sulanmaya ihtiyacı olduğu gerçeğinden kime ne ki? Özel Sektör ile işbirliği yapılmış, ilçeye 8 okul kazandırılmış, U.Ü. Gemlik Yerleşkesinin tüm alt yapısı, spor tesisleri yapılmış, ne güzel olurdu değil mi şu Maarifler olmasa, pardon Ak Partili Belediye bunları yapmasa?!… Alternatif yollar da umurlarında değildir bunların, sosyal tesisler de, dere rekreasyon projeleri de… Moralleri bozuluyor çünkü…

Hürriyet Bursa ekinde, Namık Göz güzel bir yazı yazdı, geçtiğimiz hafta… Sonunu müthiş bağlamış. “Gemlik’e Doğru Beton Yığınını Göreceksin, Sakın Şaşırma” diye…

Ne eski, ne de yeni gazetecilerin, on yıllardır beton yığınları hakkında tek kelime yazdıklarını görmedim ben… Gemlik kıyıları 1960’larda, 1970’lerde bozuldu. 1980’ler, 1990’lar da çok katlı yapılaşma faciasının, kara yıllarıdır… Beton görülür de Gemlik’te, deniz zaten denizden çıkmıştır… Yüzyıllardır, denizimize sıçmışlardır, sıçmışızdır, sıçmıştır, sıçtım!… Sanayisi denizimize kusmuştur. Şimdilerde Orhangazi’ye de Arıtma Tesisi yapılmaktadır, Gemlik’e de yapılıyor… Denizimizin bu hale gelmesine ve bu halden kurtarılmasına yönelik çözüm yollarına kafa yoranlar kimlerdir? Nedir bu Ak Partili Belediye Saplantısı, saldırısı, ön yargısı?

Ya bu gazeteciler-yazarlar dün geldiler Gemlik’e, ya da yazarlıkları şimdilerde depreşti… İyi gazeteci, iyi yazar, iyi basın danışmanı olmak için, sağlamına en az 20 yıl bu mesleğin içinde, bu kentin iyisinde ve kötüsünde yoğrulmak şart. Kıstası budur. Ben 30 yılımı verdim… Dünkü yeni yetme siyasetçiler ile bugünün bazı siyasetçileri bunu anladığında Gemlik gerçekten özlediği yönetime kavuşacaktır… Çok şükür, dayaklara, linç girişimlerine, mahkemelere, kurşunlanmaya rağmen bu meslekte 30. Yıla gelebildim… Bu kentin çamurlarında, yağmurunda, dağlarında, hizmet girmemiş, aç-sefil, pislikten kırılan sokaklarında, daracık caddelerinde pişeceksin. Bu kendi, siyaseten, ideolojik saplantılarla değil, kayıtsız şartsız seveceksin. İki, üç yılda, bir gazetecinin satılmış mı, kiralanmış mı, dönek mi, iyi yazar mı, kötü yazar mı, olduğu anlaşılmaz… Bu nedenle dürüstlükten, döneklikten, satılmışlıktan, kiralanmışlıktan bahsettiklerinde çıldırıyorum. 2014 Seçimlerini hep birlikte yaşadık. Hasbelkader MHP’li yönetim seçilse hangi gazetecilerin, nasıl eğilip büküldüklerini, yavşayacaklarını da biliyoruz, CHP geldiğinde de kimin-kimlerin şaklabanlıklar yapacaklarını da… 26 Şubat 2014-2 Nisan 2014 döneminde 36 günlüğüne CHP’li belediye yeniden seçildi. CHP’li yönetim 27 Şubat’ta görev yaptı, 28 Şubat’ta, henüz 24 saatleri dolmamışken, kendi kendini duayen ilan etmiş, sefil bir gazeteci aynen şunu yazdı; “İlişiğini kesin bunların. Kovun, atın, mahvedin!” Kimsin lan sen?! Diyen olmadı. Emekten, onurdan, meslek etiğinden bahseden de yoktu. Gazeteci misin? Bir siyasi yönetimin üst düzeyden emir veren genel başkanı falan mısın? İnsanların ekmeğiyle oynamayı, bu konuda emirler verme yetkisini kimden alıyorsun? Sen gerçekten kimsin lan?! Sonraki 35 günde de neler saçmaladığını meraklısı zaten okudu… Dürüstlük; basın-meslek ilkeleri derken, basın danışmanlığı aldığı maaşlar falan da hazır sorgulanırken, hangi siyasi partiden, hangi spor kulübünden kimlerin haber için para aldıklarını da biliyorum. Hani ideoloji, hani siyasi ahlak? Zenginler kulübünün basın danışmanı olmak için de, kimlerin, ne tür pazarlıklar için de oldukları da belli… Metin Göktepe davalarını da takip ettim ben Afyon adliyelerinde. İşsiz kaldığı için intihar eden gazeteci Murat Uçtu’da çocukluk arkadaşımdı. Uludağ yolunda öldürülen Bülent Ülkü’yü de iyi tanırdım, onun davalarını da izledim… İlki gazetecilik mesleğinin onuru adınaydı, diğerleri de onurlu isimlerinin yapmak istedikleri ve bıraktıkları adınaydı. İlki Doğudan gelmiş, İstanbul’da çalışan bir gazeteciydi, diğer ikisi Gemlikli…

İyi ki sosyal medya var… Gerçekten eğlenceli oluyor… Bir başka salak ta, “İmza toplayalım, Cemal Kırgız Gemlik’ten gitsin” diye yazmıştı, en az kendisi kadar salak üç-beş kişi de beğeni koymuş… Önce, 170 olan oyunuzu 500 falan yapın, ondan sonra birilerini kovdurmak için imza toplayın siz. Gemlik’te seçmen sayısı 80 bin olacak ve siz iddialı biçimde meydanlara ineceksiniz ve bulup bulabileceğiniz en iyi aday adayı da size gelmiş olacak ve 170 oy alacaksınız. Bu insanlarda onur gurur olsa, halen siyasete soyunmazlar, sözde siyaset yapacağız diye, her gün biraz daha kendilerini rezil etmezler. Ha bu arada; yine de salaklıkta sınır tanımadığınız için, sizi uyarayım. Ben iyi bir insanım. İyi bir gazeteciyim. İyi bir Yazarım. İşini iyi yapan bir basın danışmanıyım. İyi Bir Gemlikliyim… İmza falan toplayacaksanız her şeye rağmen, haberim olsun. Bazı mahalle ve sokaklara sakın gitmeyin. Size acımam ama birilerini bu saatten sonra fiili lavatacı yapmayın, işte o zaman çok üzülürüm!…

Kentsel Dönüşüm Gemlik’in en büyük sorunudur. Gemlik’e doğru görülen beton yığınlarının, bundan sonraki on yıllar içinde yerini şairin dediği gibi denize bırakması için bu şarttır. Zemin yapısı sıvılaşmaya müsait, jöle kıvamındadır. Yapı stoku feci ve faciadır. Gemlik’in iki aktif fay hattı vardır. Binaların yüzde 75’inden fazlası deniz kumuyla yapılmıştır. Çok sayıda apartmanın altında zeytin havuzları vardır ve bu havuzlar nedeniyle temel ve demirler korozyona uğramıştır. Bu şartlar altında olası bir deprem de, en az 50 bin kişinin yaşamı tehlikededir. Gemlik, acilen sağlam zeminli bölgelere taşınmalı, ova ve şehir merkezinin büyük bölümü tasfiye edilmelidir… Ancak, muhalefetin ön gördüğü gibi yerinde dönüşüm ile bu olmamalıdır. Yerinde dönüşümü savunmak demek, 50 yıl sonra da Gemlik’e doğru Beton Yığınlarını görmeye devam etmek demektir. O dönemin gazetecilerinin siyasi görüşüne göre, eleştiri veya beğeni toplayacak bir uygulama, Gemlik’in geleceği açısından olsa olsa, asansörde gizliden bırakılmış, osuruk kokusu kadar olacaktır. Söz konusu Gemlik ve geleceği ise, günlük, gelip-geçer hezeyanlarla, siyasi çekişmelerle değil, sağlam kalıcı adımlarla ilerlemektir. Gemlik, geleceği adına sağlam zeminli arazilerde yeniden inşa edilmelidir…

Gemlik Belediye Meclisi 2015 yılı Ocak ayı ikinci oturumu 3,5 saat sürmüş. (Notlarımda var) Hakkı Çakır döneminden beri Belediye Meclislerini takip ederim. Rahmetli Nezih Dimili döneminde de izledim, Nurettin Avcı döneminde de, iki Mehmet Turgut döneminde de, Fatih Mehmet Güler döneminde de belediye meclislerini takip ettim. Bir önceki Refik Yılmaz ve şimdiki Refik Yılmaz dönemi Belediye Meclislerini de mümkün olduğunca izliyorum, notlar alıyorum… Kalitesi asla tartışılmaz bir belediye meclisimiz var. Bunun onur ve gururunu yaşamalıyız… MHP’liler pilot bölge olarak Yeni Mahalleyi önerdiler… CHP’liler de destek verdiler… Yerinde Dönüşüm takıntısı, siyaseten haklı çıkma saplantısına döndü. MHP ve CHP yetiştirebilirse, Şubat ayı Belediye Meclisine Yeni Mahalle Yerinde Kentsel Dönüşüm tasarısını getirecek… Belediye Başkanı Refik Yılmaz, “Karşı Çıkmayız. Buyurun yapın!” diye resti çekti. MHP’liler, “Niye Desteklemiyorsunuz?” diye sordu. Gemlik Belediye Başkanı Refik Yılmaz, karşı çıkmayacaklarını bir kez daha vurgularken, yerinde dönüşüm uygulamasının, insani, arsa payı, daire sayısı, mirasçılar arasındaki olabilecek sorunlar açısından sakıncalarını anlattı. Bir de şu var, kat sayısını indirsen bile, insanları da hadi ikna etseniz bile, aynı daracık caddeler, aynı iki aracın birden geçemeyeceği sokaklar kalacaksa, Kentsel Dönüşüm niye? Gemlik’e Doğru, halen Beton Yığınlarını göreceksek, bu siyaset niye?

Depolama alanlarına sosyal donatılı, camili, sağlık ocaklı, iki okullu, 112 acil servisli, itfaiyeli, spor tesisli, daha geniş ve güvenli yollu plan değişiklikleri yapıldı… On yılların siyaset malzemesi olan, başkan adaylarının seçim malzemesi şovuna dönüşen çevre yolundaki kimi bölgelerde de, yol genişletildi. Ak Partili kimi siyasetçilerin, bölge de arazileri olmasına rağmen, yüzde 35 DOP oranını kabul etme fedakârlıkları, muhalefet tarafından görmezden gelinse de, Belediye Başkanı Refik Yılmaz tarafından onurlandırıldı… Nereden, nereye? Televizyonlarda, Radyolarda, “Arazime terminal yaptıracağım!” sözü verilip, seçim sonrası Büyükşehir Belediye Başkanlarına, vazgeçme ve terminal alanını imar planlarından çıkarılması için yalvar-yakar olma dönemleri bitti. Önce 2008’de 5 binlik imar planlarına şimdi de Binlik imar planlarına geniş yol payı ayrılarak, konut ve ticari alan olarak işlendi. Artık bölgedeki insanlar, önünü görebilecek. Koca arazi, on yıla yakın süredir ne kullanıma açılabiliyordu, ne kiraya verilebiliyordu, ne de istimlâk edilebiliyordu. Bölge Parkı ve çevresinin marka değeri zirve yaptı… Burada sorun ne?

Gemlik’teki değişim ve dönüşüm baş döndürücüdür. Gemlik son dört yıldır, eski Gemlik değildir. Siyasi anlayışı başta olmak üzere, hizmet ve yatırım anlayışı değişmiştir. Spordaki başarıları yazmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Bu tesisleşmenin bir getirisidir. Spora yönelik yatırımların meyvesidir. Artık köylere bile spor tesisi, saha yapılıyorsa, Belediye Bütçesi birilerinin cebine değil de, hizmete aktarılıyorsa, hazımsızlığa gerek yoktur. Orhan Veli Kanık’ın şiirinin olduğu tabelanın sürekli gündeme getirilmesi, entelektüel birikimimizin dışa vurumudur. Sığ, basit, kötü, aptalca… O tabela yapılır. En iyisi de olur… Ama bu ilçenin en önemli sorunu, olmazsa olmazı değildir. Olmayacak duaya amin diyenlere şunu söyleyebilirim, olmaz ya, hadi oldu da Belediyecilikte parti değişti diyelim, alın size yeni gelecek partiye büyük bir yatırım konusu. Ak Parti dışındaki bu parti başkanı seçilir, bir değil 5 tane Orhan Veli Kanık tabelası yaptırır. İlçenin her yerine asılır. Sonra 5 yıl yatar. Olsun, tabela en büyük yatırım ve hizmetten daha önemlidir!… Zaten Refik Yılmaz ve Ak Partili Belediyeciliğin dışında bu Gemlik’e başka bir şeyler de verebilecek olan yoktur. Bu gerçeği anladığınız anda gerçekten Gemlik’i sevenler kulübündesiniz demektir!…

Benim Gemlik’e bakış açım, çok sevdiğim şarkıda ki gibidir:

Rakı Olmasın, Şarap Olmasın/ Madem Sen yoksun, Kafam Olmasın/ Gece Olmasın, Gündüz Olmasın? Madem Sen Yoksun Günler Akmasın/ Sensiz Nasılım Bak Bana/ Gel de bir Çorba Yap Bana/ Madem Öldürdün, AKBABA olmasın…

Akbaba’ya gerek yok. Bize, siyasetten ve ideolojik saplantıdan uzak kelimeler, şiirler, öyküler yeter. Bize Edebiyat yeter. Bize, herkese Gemlik yeter. Herkese yer var bu cennet şehirde. Kelimeleriniz sonsuz, siyasetiniz sonsuz, gazetelerinizin sayfaları sonsuz, kitleleriniz, dinleyicileriniz, okuyucularınız var sizin. Ama Gemlik’ten bir tane… Ben öykülerimi de, kelimelerimi de, benliğimi de bu şehirde buldum… Bundan sonra da Gemlik’te kaybetmeyeceğime eminim!…

Mademki, konuya Orhan Veli Kanık üstattan girdik, yazıyı da onun güzel bir şiiri ile bitirelim…

Gemiler geçer rüyalarımda,
Allı pullu gemiler, damların üzerinden;
Ben zavallı,
Ben yıllardır denize hasret,
Bakar ağlarım.

Hatırlarım ilk görüşümü dünyayı,
Bir midye kabuğunun aralığından:
Suların yeşili, göklerin mavisi,
Lapinaların en harelisi…
Hala tuzlu akar kanım
İstiridyenin kestiği yerden.

Neydi o deli gibi gidişimiz,
Bembeyaz köpüklerle, açıklara!
Köpükler ki fena kalpli değil,
Köpükler ki dudaklara benzer;
Köpükler ki insanlarla
Zinaları ayıp değil.

Gemiler geçer rüyalarımda,
Allı pullu gemiler, damların üzerinden;
Ben zavallı,
Ben yıllardır denize hasret.

cemal

kültür siteye

Benzer Haberler

Uzun tatilden sonra doğru ama sert yazılar yazmayı istemiyordum. Gemlik’linin rahatlayıp çay...

Yorum 
0

Geçtiğimiz hafta sonu ülkemize iyi şeyler getirdi diyemeyeceğim. Cumartesi günü öğleden sonra...

Yorum 
0

Bilindiği gibi Millet Meclisi’ne girmeye hak kazanmış siyasi parti gurupları genel başkanlarının...

Yorum 
0

Yorumlar

İsim: E-posta: Web:Yorumunuz:
CAPTCHA (Şahıs Denetim Kodu) Resmi
*

gemlik-belediyesi-refik-yilmaz-site bütünler siteye

Gemlik Belediyesi 5. Aile Sa...

Gemlik Belediyesi’nin sağlık alanındaki yatırımları hız kesmeden […]

Eren Caner; Kullanılabilir B...

Gemlik’te düzenlenen istihdam Fuarının ikinci konferansında Eren […]

Eğitim Bir Senden Öğretmenl...

Eğitim Bir Sen Gemlik Temsilciliği üyelerine yönelik […]

Şenay Yürür’ün konferansı il...

Gemlik İşkur Müdürlüğü öncülüğünde düzenlenen istihdam fuarında, […]

POPÜLER HABERLER

Küçükkumla’da bıçaklı Cinayet...

Küçükkumla mahallesinde meydana gelen olayda bir kadın […]

Ağırbaş ve Evrensel ailesinin mutlu...

Ağırbaş ailesinden Ahmet Ağırbaş’ın kızkardeşi, Ayfer Ağırbaş’ın...

Serbest bölgede feci kaza 2 ölü, 3 ...

Gemlik Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğü önünde Gümrük […]

Balıkpazarında Cinayet

Gemlik’te Balıkpazarında meydana gelen olayda bir kişi […]

Umurbey yolunda can pazarı; 1 ölü, ...

Umurbey Gemlik yolunda, Umurbey’den aşağıya inen 16 […]

Gemlik’te Motosiklet Kazası 2 Yaral...

Gemlik’te akşam saatlerinde meydana gelen kazada, 2 […]