Bu Kategoridesiniz : 05 Temmuz 2019 Cuma 01:46

Meral Akşener’e Fetö soruşturması mı? Malubiyetin intikamı mı?

2018 Haziran ayında yaşadığımız baskın genel seçim ve 31 Mart yerel seçimleri önümüze yeni veriler koydu.

Bu veriler ışığında gördük ki Türkiye’nin siyasi yelpazesi ve seçmenin tercihleri değişiyor. Yönelimler farklılaşınca da, elbette bu işin kaybedenleri daha bir “can havliyle” saldırıyorlar.

Sözün özü, Türkiye’de seçmenler Sn. Recep Tayyip Erdoğan ve AK Partiye mecbur olmadıklarının farkına vardılar.

Durum böyle olunca, kayba uğrayanlar vaziyetin müsebbibini aramaya başladılar. Sorumluları ararken de asla kendilerine bakmadılar. Oysa şuralara iyi bakmalıydılar:

Partilerinin yönetiminde borca batmış belediyelere bakmadılar.

Liyakat ve nitelikten yoksun insanların çevrelerinde “yuvalanmalarından” gocunmadılar.

Bir takım şahısların ortada fol yok yumurta yokken, sıfırdan milyonerliğe yükselmelerine “gel bakalım ne oluyor orada” demediler.

Sn. Erdoğan’ın emekleri ve karizması üzerinden vekil olup, yan gelip yatanlara “siz ne iş yaparsınız?” demediler.

Halkın mülkü ve parası belediyeler üzerinden, çeşitli “başlıklar altında” o vakıf senin bu tekke benim dağıtılırken; “babanızın malını mı dağıtıyorsunuz?” demediler.

Üniversite mezunu vasıflı gençlerimiz işsizken, atanamayan öğretmen kardeşlerimiz “cebinde 6 lira” dan başka bir şeyi olmadığı için umutlarını tüketip “intihar” ederken; 71 yaşındaki (torununa vereceği sevgiden başka bir şeyi olmayan) “kozmik oda müsebbibi” Bülent Arınç’ı, işsizlerin gözünün içine baka baka, bilmem kaç bin lira aylıkla işe alırken “bunu millete nasıl açıklarız” demediler.

Batık ekonomi, şahlanmış döviz, gırtlağı sıkan akaryakıt fiyatlarının müsebbibi “kendilerinin yönetim başarısızlıkları değildi,” onlare göre. Bunların sebebi hep dış güçlerdi!

Suçu, kabahati hep başka yerde aradılar, başkalarına attılar. Maalesef bu söylemlere itibar edenler vardı çünkü.

Ancak gün geldi, seçmen artık yeter! Dedi. İşler tersine döndü, belediyeler elden gitti.

Elbette bu işin bir faturası vardı ve o faturanın kesileceği isim de belliydi.

MERAL AKŞENER…

Sn. Meral Akşener İYİ Partiyi kurduktan sonra, Türkiye’yi siyaseten değiştiren olaylar dizisini de başlatmış oldu (Burada, İYİ Partiyi 2018 Haziranı genel seçimleri dışında bırakabilecek olaylar zincirinin Akşener-Kılıçdaroğlu arasındaki diyalog ile kırılarak bertaraf edildiğini hatırlamalıyız).

Sn. Akşener’in karizması, insanları etrafına toplamaya yetiyor. Bu insanlar Akşener’i dinliyor, sözleri ile yönünü değiştiriyor, çaresiz olmadıklarının farkına varıyorlardı.

Sn. Akşener ekseninde yeniden şekillenen bakış açıları ve söylemler, İYİ Partinin kurduğu ittifaklar ile eyleme dönüşüyor; 7 aylık İYİ Parti ilk seçiminde Millet Meclisine giriyordu.

Devam eden rüzgar bu kez yerel seçimlerde bir ivme kazandırıyor, Millet İttifakı (CHP’nin asimetrik, kendi parti zihniyetinin temsilcisi olmayan aday profilinin de desteğiyle -geçmiş bir yazım “Belediye Başkanı Adayı Parti Zihniyetinin Temsilcisi Olmasa” idi-) Bursa hariç İstanbul, Ankara, Adana, İzmir, Mersin, Antalya’da büyükşehir belediyelerini alıyordu. Belediyeciliğiyle? Övünen AK Partinin şah damarları kesilmişti. Sandıkla gelen, sandıkla gidiyordu.

Az zamanda başarılan bu “çok ve büyük işler” Sn. Akşener etrafında cereyan eden olaylar ve çalışmalar silsilesinin sonucuydu.

Sn. Erdoğan artık bir hesap kesecek, faturayı da birinin eline tutuşturacaktı. Ama o kişi veya kişiler kendi partisinden olmayacak, rakiplerinden olacaktı; Sn. Cumhurbaşkanı sanırım kendisi ve partisinde bir eksik-hata görmüyordu.

Neticede Sn. Meral Akşener hakkında soruşturma açıldığı kamuoyuna duyuruldu.

Gizli soruşturma olacak dediler. Akşener, “hayır! Açık soruşturma olsun, açık açık soruşturun, milletten saklayacağımız bir şey yok” dedi. Dinlerler mi bilemeyiz. Ama…

Aslında biz, millet olarak “gizli soruşturmaları” iyi biliriz. Nereden mi?

Ergenekon, balyoz gibi düzmece olduğu ortaya çıkarılan davalardan. Bu sebeple de “korkmalı mıyız? Yoksa korkularımız yersiz midir?” bilemiyor, kestiremiyoruz.

Çünkü güvenemiyoruz! Emin olamıyoruz! İnsanlığımızın “o yanı” çok tahrip edildi.

Daha dün’e bakıyor, Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan, “beyaz bir sayfa açacağız,” açıklamasını yaparken, “inanmak istiyorum ama yapamıyorum, mantığım hayır diyor,” dediğimi hatırlıyorum.

Çünkü Sn. Erdoğan meydanlarda “hapse atılabilirsin, deliğe tıkılabilirsin, vekillik zırhında yok!” demişti Sn. Akşener’e. Cümbür cemaat herkes bu sözlere şaştık, acaba dedik; gerçek midir?

Şimdi diyorum da: O gün, bu gün müdür?

Murat-Bayram-1-1

 benzer haberler

Ergenekon yalanı ile orduyu yıkmak istediler  

Ergenekon yalanı ile orduyu yıkmak istediler

Darbenin bilinmeyen tarafları!…  

Darbenin bilinmeyen tarafları!…

Bu iş buraya kadar!..  

Bu iş buraya kadar!..