Bu Kategoridesiniz : 29 Ocak 2014 Çarşamba 22:38

Milli Çizgi Filmimiz “Pepe”

Son iki üç yıldır çocukların ve ebeveynlerin vazgeçilmez kahramanı Pepe, hemen hemen herkesin evinde izlenmektedir. İzlememiş olsanız bile alışveriş merkezlerinde, oyuncakçılarda ve birçok yerde kesin görmüşsünüzdür. Dışarı çıkıp yoldan geçen bir insana sorsak Pepe’yi tanımayan yoktur.

Pepe’yi yazanlar hakkında ne kadar bilgi biliyoruz? Anne ve babalar Pepe’nin arkasında kalan kişileri ve bilgileri biliyorlar mı? Neredeyse tüm gününü Pepe’yi izleyerek geçiren çocuklarımıza ne izlettiğimizi, o çizgi filmden ne öğrendiğin ebeveynlerimiz sorgulayıp araştırıyorlar mı? Yoksa annelerimiz ev işleriyle meşgul olurken çocuk yaramazlık yapıp işine engel olmasın diye Pepe’nin karşısına oturtuyorlar mı? Ebeveynlerimize bunlar gibi birçok soru yöneltebiliriz.

Şimdi Pepe hakkında bilgiler verelim.

Pepe, bir Türk çizgi film kahramanıdır.  Okul öncesi çocuklar için özel olarak tasarlanmıştır. Özel danışmanlar, pedagog ve eğitim uzmanları tarafından hazırlanmakta, yapımı ise karakter yaratıcısı olan Ayşe Şule Bilgiç’ e aittir. Müzikleri yapan Anadolu rock sanatçısı aynı zamanda senaryoyu yazan Ayşe Şule Bilgiç’in eşi Kıraç’tır. Yönetmenliğini ise Özhan Oda yapmaktadır. Eskişehir Düşyeri Çizgi Film Stüdyosu tarafından hazırlanmaktadır.

Pepe karakteri, konuşma zorluğu çeken 4 yaşında bir erkek çocuktur ve karakterin ismi Anadolu’da konuşma zorluğu çeken insanlara takılan “pepe” sözünden gelir. Pepe, çizgi film ilerleyen bölümlerinde konuşma güçlüğünü aşar ve düzgün konuşmaya başlar. Ayrıca çizgi filmde kardeşini çok sever. Çizgi filmin diğer kahramanları arasında Pepe’nin annesi, babası, dedesi, ninesi, kız kardeşi Bebe, arkadaşları Zulu, Maymuş, Zuku ve Şila adında bir kuzeni vardır.

Çizgi film sektörü oldukça maliyetli bir iştir. Pepe’nin maliyeti de oldukça fazladır. Tek bir bölüm maliyeti $150.000, Türk lirasıyla 291.660’dir.

Pepe, milli çizgi filmimiz olması bakımından oldukça önemlidir. Çünkü çocuklarımıza yabancı yapım çizgi filmler izletmeye mahkûm bir toplumduk.  Gerçi hala bu yabancı çizgi filmlere düşkünlüğümüz eskisi kadar olmasa da devam etmektedir. Örneğin; ben ve benim neslim Arı Maya, Tom ve Jery, Süpermen, Disney kahramanları adını daha da sayabileceğimiz çizgi filmleriyle büyüdük.  Milenyum yıllarına baktığımızda bu çizgi filmlerine yenileri ekledi. Winx, Betmen, Barbie yine bunların sayısını çoğaltabiliriz. Bu çizgi filmler, üretimde dev bir endüstriyel alanı haline geldi. Oyuncaklarda, giyimde, kırtasiye eşyalarında ve birçok alanda çocukları etkisi altına aldı. Aslında ben bu durumu yabancı ülkelerin kültürel emperyalizmi olarak değerlendiriyorum. Bir ara ilkokul çocuklarına baktığımda kız çocukları baştan aşağıya winx ürünleri ile erkek çocukları da Süpermen, betmen ürünleriyle donanmış haldeydi. Bu durum yine gidip baktığımızda aynıdır. Çocukların içtiği su matarasından tutun da kullandığı silgisine, hatta giydiği iç çamaşırına kadar hep yabancı çizgi film karakterleri.

Yabancı ülkelerin ülkemizdeki kültürel emperyalizm politikasıyla çocuklarımızı esir almakta ve psikolojilerini de etkilemektedir. Çok uzak bir zaman içerisinde değil gazete manşetlerinde ve sanal medyada bunun örneklerini gördük. Kendisini Süpermen sanan çocuklar, ya bir yerden yere atlarken bir yerlerini sakatladılar ya da bir yerden atlayarak hayatlarını kaybettiler.

Pepe, bize ait olmasıyla yabancı çizgi filmlere mahkûmluğumuzu bir nebze kurtarmaktadır. Bizi biz yapan değerlere yer vermesi ve çocuklara bunları öğretmesi, çocuklarımızın yabancı kültürden ise kendi kültürünü öğrenmesini sağlamaktadır. İzlediniz mi bilmiyorum ama 23 yaşında biri olarak bazı bölümlerini izleyerek çocuklara neler öğrettiğini görüyorum. Örneğin; Pepe, yörelerimize göre halk oyunlarını öğretiyor. Hem de halk oyunlarımızın yörelere göre farklılık gösteren kıyafetlerini giyerek. Horon tepiyor, zeybek-harmandalı öğreniyor, halay çekiyor, “Cemilemin Gezdiği Dağlar Meşeli” türküsüyle teke zorlatması yapıyor, çiftetelli oynuyor, çayda çıra oynuyor, Trakya karşılaması yapıyor.  Pepe, türkü de söylüyor: “Ilgaz Anadolu”, “Hüdayda Ankaralım”, “Çayeli’nden Öteye” ve bunun gibi birçok türküyü seslendiriyor. Ayrıca çocuk oyunlarımızı da öğretiyor: misket oyunu, don don oyunu gibi.  Pepe, geleneksel aile yapımızda yer alan büyüklerimize saygıyı da öğretiyor. Tabii temel eğitimi de veriyor: sayı sayma, yemek yeme gibi.

Pepe, kendi kültürümüzü çocuklarımıza öğretmesi bakımından dolayı mutluluk duyuyoruz. Yabancı kültür etkisinden kurtularak kendimize ait değerlere sahip çıkıp küçük yaş gruplarındaki çocuklarımıza kendi değerlerimizi çizgi film aracılığıyla öğretiyoruz.  Bu sebepledir ki toplumumuzda her eve girmiş, çocuklarımızın sevgi dolu kahramanı olmuştur. 2008 yılında başlayan bu projeyi sahiplenip hemen ısınmamızın nedeni de bize ait olmasındandır.

Sonuç olarak, milli değerlerimizi öğretmekte payı olan Pepe, çocuklar ve ebeveynleri tarafından çok sevilmiş, bu karakterin ürünlerinin piyasada pazarlanmasını kaçırmayıp dev endüstri haline getiren üreticiler bu işten iyi sermaye edinmiş, çocuklarımızın Pepe’ye olan sevgisi bu ürünleri piyasada yok hale getirebilmiştir. Pepe, Trt-Çocuk’tan ayrılmış, bu yılın mart ayında Show Tv kanalında yeni bölümleriyle karşımıza çıkacaktır. Bakalım bizi daha nasıl anlatmaya devam edecekler.

 benzer haberler

Sıra İş Bankası’na mı geldi!..  

Sıra İş Bankası’na mı geldi!..

Gerçek ve mantıktan kopmamak lazım  

Gerçek ve mantıktan kopmamak lazım

Daha başımıza neler gelecek. Neler !.  

Daha başımıza neler gelecek. Neler !.