Bu Kategoridesiniz : 11 Şubat 2019 Pazartesi 02:04

Olumsuzlarda Ortak Noktalar

Düşünür ve yazarların en zorlandığı noktalardan biri, güzel düşünceler, iyi niyet ve onca emek sonunda elde ettiği sonucun azlığı ya da yaşattığı hüsran olsa gerek. Oysa toplumda sıkça kullanılan deyimler vardır: İyi düşün, iyi olsun veya sofuların söylemesiyle “niyeti hayır olanın akıbeti de hayır” olur. Elbette bu sözler temenniden öte bir şey olamaz. İnsanlar mutlu olmak ister ve bunu sağlamak için tabiki de sıradan insanlar Polyanna’cılık oynayabilir. Mutluluğunu, bu kendini kandırma oyunuyla besleyebilir. Akıllı başlı insanların, Polyanna masalından aşırma yaklaşımlarla kendini kandırmayacağını iyi bildiğimden, onları konuya dahil etmeden; muteber olmayan insan tiplemelerine göz atıp, bunların taşıdıkları ortak özelliklere değinmek istiyorum. Bu tipler, ortaya çıkan bir çok sıkıntının da kaynağıdır.

İnsanlığın çektiği zulüm ve yaşadığı aşağılanma, yine bir diğer insan topluluğunun menfaatleri sebebiyledir. İbret vesikası olarak yaşamlarına devam eden bu sömürücü tipler, bir gurup ya da toplumu zorbalıkla baskı altına almaya çalışabilir veya alabilir. Dikkat edilirse, bunlar menfaatlerine kilitlendiklerinde ortak tavır takınırlar ve başkalarının yerine de düşünürler. Bu yolla “açığa çıkarlar”.

Bunların ortak huyu, genelin varlığını yok saymaktır.

Bunların ortak yaklaşımı, kendi gibilerin ikbalini hazırlamaktır.

Bunların ortak noktaları, muhteris olmalarıdır.

Bunların ortak noktaları, kişiliksiz ve kifayetsizleri bulmak ve kullanmaktaki ustalıklarıdır.

Bunların ortak noktaları, buldukları kifayetsizleri kendilerinin menfaat çizgisinden sapmayacak biçime sokup sahaya sürebilmeleridir.

Bunların ortak noktaları, hatalarının farkına bile varamayacak kadar hırstan gözlerinin kararmış olmalarıdır.

Bunların ortak noktaları, ülke ve insanların kaderine etki eden sahalara yayılmış olmalarıdır.

Bunların ortak noktaları, kolayca hak yiyebilir olmalarıdır.

Bunların ortak noktaları, “kul ve hak” kavramlarını bir araya getiremiyor olmalarıdır.

Bunların ortak noktaları,mevki, makam ve nüfuz denen kavramları pis oyunlarında “anahtar olarak” kullanmalarıdır.

Bunların ortak noktaları, insanı kullanıp atabilecekleri bir malzeme olarak değerlendirmeleridir.

Bunların ortak noktaları,hiç düşünmeden  kişileri “mayın eşeği gibi kullanabilmeleridir.

Bunların ortak noktaları, yetersizlikleri ve eksiklerini para gibi maddi malzemelerle kapatabileceklerine inanmış olmalarıdır.

Bunların ortak noktaları, işlerini kapalı kapılar ardında görürken, mevki için onurlarını pazara çıkarmalarıdır.

Bunların ortak noktaları, kavgayı başlatan, sonra da çocuk gibi en çok bağıran olmalarıdır.

Bunların ortak noktaları, “sıkıyı görünce” kolunun altına girebilecekleri bir sahipleri olmasıdır.

Bu ortak  noktalara eklenebilecek türlü çeşit olumsuzluk, bahsedilen tiplemelerin şahsında vücut buluyor. Kendini bilmeyenlerin, toplum yerine düşünüp, bir şeyler bildiğinin iddiasında olması ne büyük garabet. Diyorum ki “bazen birazcık da Polyanna’cılık gerekli mi” acaba? Hüzün de bir yere kadar değil mi? Değil, olmaz; bugün kendimizi kandırırsak yarın dünyayı kandırmaya çalışırız. Konuyu  Bertrand Russel’ın bir cümlesi ile toparlamak istiyorum; hem böylece bitiş de görkemli olur. Bahsettiğim sorunları Russel bir genel olarak değerlendirmiş ve bu sorunların temeline atfen şöyle söylemiştir: “Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır.” Sağlıcakla ve düşünce içerisinde kalın.

Murat-Bayram-1-1

 benzer haberler

Ülke yanıyor!.  Sebebi?..  

Ülke yanıyor!. Sebebi?..

Bu devleti soymadır..  

Bu devleti soymadır..

Yiyin beyler, çatlayıncaya kadar!….  

Yiyin beyler, çatlayıncaya kadar!….