Bu Kategoridesiniz : 16 Mayıs 2018 Çarşamba 02:35

Seçim Manevraları Üzerine Bir Hipotez

Erken seçime sürüklenen ülkemiz bu defa, yakın zamanda gerçekleşen bir kaç seçimden daha farklı bir iklimde sandığa gidecek. Hayır, geçmişe dönmeyeceğim. AK Parti’nin ürettiği politikalara karşılık veremeyerek, sandıkta seçmen teveccühünü elde edemeyen muhalefet partilerinden de bahsetmeyeceğim. Bu seçimlere İYİ Parti de katılıyor, ancak yazı bir parti üzerinden sürsün istemiyorum.
Adaylar ve izleyebilecekleri yöntemlerden bahsetmek istiyorum. Bu seçim strateji yarışı olacak gibi.
İlk aday, AK Parti’li Cumhurbaşkanı Erdoğan. Muhalefetin başarısızlığı sebebiyle, siyasette hızla yükseldi Erdoğan. Cumhurbaşkanı olduğundan bu makamın getirdiği tüm olanakları da sonuna değin kullanıyor. Gerek hükümet icraatı açılışlarla, gerekse partisinin gurup toplantısı konuşmalarıyla; ekranlarda adından çokça bahsettiriyor. Bunda kendisine taraftar olan yazılı ve görsel medya kuruluşlarının etkisi çok yüksek. Sn. Erdoğan siyaseti sert söylemlerle yapmayı seviyor, bazen de yıkıp döktüğü oluyor. Ama Erdoğan, her zaman için kendi rakibini yaratmakta mahir. Buna az sonra değineceğim.
CHP adayı Muharrem İnce, halk ile iç içe olabilen; yarım ağız değil, içten konuşan bir aday. CHP’lilerde heyecan yarattığı ortada. Bu heyecan, umudunu yitirip de sandığa gitmeyen CHP seçmenini sandığa getirir, seçime katılım oranını artırarak faydalı bir durum yaratır. Buna da birazdan değineceğim.
İYİ Parti Adayı Sn. Meral Akşener ise tüm Türkiye’de bir heyecan dalgası yarattı. Tecrübeli ve üst düzey insanlarla teşkilatlarını kısa bir zamanda kurdu. Sn. Akşener, siyaseti kavgaya girişmeden; direk sorun ve hatayı söyleyip, yanıtını istemek şeklinde yapıyor. Etkili sorular soruyor, cevap alamadığı meselelerin çözümünü de derhal öneriyor. Böyle olduğu için beğeniliyor.Siyasete uzak-yakın eğilimi olan her vatandaşın ‘oy’unu alabilecek durumda. Bu sebeple hata yapmıyor, rakibinin her hatasında seçmen taraftarını çoğaltıyor. Bu meseleye de birazdan değineceğiz.
Sn. Temel Karamollaoğlu, Saadet Partisi’nin adayı ve köklü bir siyasal ekolü temsil ediyor. Başka bir partiye oy veren seçmenini derledi. Bu durum AK Parti için tehlike. Bu da az sonra…
Nedir değineceğim olasılık? Önceden söyleyeyim bu bir hipotezdir, doğruluğu zaman içerisinde veriler ile kanıtlanacaktır.
Sn. Erdoğan kendi rakibini yaratan bir siyasetçi dedik. Evet, o günkü geçer konular üzerinden rakibini seçip saldırıyor ve yıpratıyor. Istediği kişiyi parlatıp öne çıkarttırıyor. Istediği partinin liderini hedefe oturtuyor. Bu işi yaparken genelde “yandaş” olarak da isimlendirilen, kendi taraftarı medyayı ve “sözde muhalif” medyayı da etkin olarak kullanıyor. 24 Haziran seçimlerinde bu yöntemin, değişik bir varyantta uygulanması olasıdır. Yani Erdoğan, eğer ikinci tura kalırsa rahatlıkla geçebileceği bir adayı yeğ tutacak ve parlatacaktır. O parlatılacak kişi, muhalif seçmenin üzerinde uzlaşmakta zorlanacağı biri olacaktır. Eğer ikinci tura böyle bir aday kalırsa, muhalefet cephesinde oy kaçakları veya sandığa gitmeme sorunu baş gösterebilir. Her iki olumsuzluk da Sn. Erdoğan’a %60 civarı bir oy oranı ile ikinci turda seçimi kazandırır. Yine söylüyorum; plan işletilirken “genel” ve “yerel” medyadaki işbirlikçiler etkin olarak kullanılacaktır. Sn. Erdoğan’ın kimi seçeceği konusu ise; yandaş basın hangi muhalif adaya daha fazla zaman ayırıyorsa o kişi seçilendir. AK Parti bu yöntemle, seçmenini geri kazanmayı başaran Saadet Partisi’nin direncini de zaafa uğratabilir. Bu oyunu; İYİ Parti’li Akşener, Saadet Partisi, Demokrat Parti ve CHP’nin siyasi zeka ve birikimi görmüş durumda. O sebeple muhalefet, ikinci tura birinci turda Sn. Erdoğan’a oy vermiş seçmenleri bile kendisine çekecek adayı atlattıracaktır. Böyle bir aday ikinci tura kaldığında, %55 civarı bir oy ile Cumhurbaşkanı seçilmesi kesin gibidir. Bu ihtimal dolayısıyla da Sn. Erdoğan HDP ile anlaşma yoluna gidebilir.
Son olarak diyeceğim, bu satırlar hipotezdir. Doğruluğu, veriler ve sınamalar ile kanıtlanabilir. Seçmen renk vermeye korkuyor. Başarısız, insanları borca sokup iflasa sürüklemiş, hayat pahalılığını artırmış siyasetçilerin işini sandıkta bitirmeye kararlı.

murat bayram

 benzer haberler

Sıra İş Bankası’na mı geldi!..  

Sıra İş Bankası’na mı geldi!..

Gerçek ve mantıktan kopmamak lazım  

Gerçek ve mantıktan kopmamak lazım

Daha başımıza neler gelecek. Neler !.  

Daha başımıza neler gelecek. Neler !.