png kavlak, tepe, solaksubaşı
ergenler üst reklam

Türk Futbol Takımlarında Türk Kültürünün Etkisi

06 Şub 2014 Per 22:54
Bu haber 2.377 kez okundu
ArtıYazı BüyüklüğüEksi
Davetiye-Dunyasi-Reklam-Popup_4342-1

Bu hafta yazacağım konu, çoğumuzun tutuğu takımlarının Türk kültürünün birer yansıması olduğunu ne kadar biliyor ya da bilmiyor olmamızı tespit etmek içindir. Bütün Türk takımlarında Türk kültürünün etkisi olmasına rağmen ben yazımda sadece Galatasaray ve Beşiktaş takımlarını örnek vereceğim. Bu konu oldukça uzun olduğu için bana ayrılan bu köşede yüzeysel anlatımla konuya değineceğim.  İyi okumalar.

Futbol, gerek ülkemizde gerek dünya ülkelerinde dev endüstri alanı haline gelmiştir. Büyük stadyumlar, takımların kendi ürünlerini sattıkları yabancı ismiyle “store” lar,  görsel ve yazılı basındaki reklamlar, takımlara ait özel televizyon kanalları ve bunun gibi birçok maddi kültür unsuru ranta dönüşmüş bir haldedir.  Şüphesiz bunların en büyük destekçileri fanatizm olgusuyla sarmalanmış taraftarlardır.

Fanatizm, insan kendini bir herhangi bir alanda ya da konuda aşırı duygular beslemesi, kendini adamasıdır. Bu fanatizm olgusu, taraftarda farklı derecelerde görülmektedir. Fanatizm olgusu fazla olan taraftar kendini yukarıda saydığımız maddi kültür unsularına adamıştır. Tuttuğu takımın formasından tutun da günlük yaşamda kullandığı araç gereçler ve eşyalara kadar takımının ürünlerini kullanmaktadır. Taraftar, fanatiklik derecesine bağlı olarak ailesinin de tuttuğu takımın ürünleriyle donatabilmektedir. Örneğin; çocuğu olduğunda tuttuğu takımın amblemini taşıyan zıbınlar, tulumlar, biberonlar gibi eşyalarla bebeğini donatması taraftar bir babanın fanatiklik derecesinin göstergesini taşımaktadır. Bu ürünleri temin eden takımların ve üretilmesini sağlayan futbol endüstrisinin günlük yaşantımızdaki yerinin ne kadar büyük olduğunun göstergesidir.

Günlük yaşantımızın hemen hemen her alanında olan tuttuğumuz takımın kendi kültürümüzü yansıttığımızı ne kadar biliyoruz ya da bize ait kültürel unsurları bilerek mi takım tutarken seçici etken olarak kullanıyoruz? Çoğumuzun tuttuğumuz takımların kültürel unsurları barındırmasından haberi yoktur ki benim de yoktu.  Futbol takımlarının gösterdiği başarıya, dedemizden ve babamızdan gelen devir almışlık tutkusuyla, takımlarının renklerinin hoşuma gitmesiyle, yaşadığımız ve doğup büyüdüğümüz şehrin takımının yanında olmak amacıyla ve de bunun gibi birçok sayabileceğimiz kimlik arayışımızla takımlar seçmekteyiz.

Yaptığımız açıklamaların ardından kısaca takımlarımızın, Türk kültürünün etkisinde nasıl olduğunu anlatalım. Beşiktaş takımının logosunda Balkan Savaşları’nın yenilgisinin ardından siyah beyaza dönüştürülen renkler ve kartal figürü kullanılmıştır. Evrensel bir güç simgesi olan kartal, Türk mitolojisinde yırtıcılığı, gücü, gökyüzünün sınırsızlığı ile Türklerin ilk dini inancı olan Gök Tanrı ile güneşi simgeler. Aynı zamanda hükümdarlık, güç ve kudreti de ifade eder. Bahattin Öğel, Türk Mitolojisi adlı eserinde kartalı şu şekilde açıklar: Kartalın taşıdığı ruhla, Gök Tanrı’nın ya da şaman ruhunun sembolü olarak dünya ağacının tepesinde yaşadığına inanılır. Mücadele sahnelerini içeren tarihi resimlerde kartal, zaferi ve kötü unsurlara karşı iyiyi temsil eder. “ Âlemin kralı sensin Beşiktaş”, “Kral biziz bu âlemde” sloganları ile de kült niteliği katmıştırlar. Bu kült niteliği ile takımlarını varlık sebebi olarak görmektedirler. Kült, dini inanç doğrultusunda kutsallaştırmadır.  Takımın temel kelimeleri olan beşik ve eşik ise maddi dünyanı simgeler. Beşik, insanın geçiş dönemlerinden olan doğumu, eşik de ölümü temsil eder.

Galatasaray’ın logosunda bulunan aslan figürü Türk mitolojisinde yer alan hayvanların başında gelir. Aslan, figürünün kullanılması Budizm inancı ile birlikte Altaylarda Pazırık kurganlarındaki kazılarda ele geçirilen eserlerden bu sembolizmin Türklerde çok eskiden beri var olduğu anlaşılır. Özellikle hayvan mücadele sahnelerinde zafer kazanan hayvan olarak ele alınmıştır. Budizm inancından evvel aslan, alplik, yiğitlik, hükümdarlık hatta Tanrı sembolü olarak da kullanılmıştır. Birçok Türk devletlerinde hükümdar isimlerinde aslana rastlanır. Sebebi ise onun zafer, güç, hükümdarlık, liderlik gibi sembolizmiyle hükümdara yaraşır bir hayvan olarak kabul edilmesidir. Örneğin, Alparslan, Kılıç Arslan I,II,II,IV gibi.  İslam inancında da aslanı görmekteyiz. Hz. Ali’nin de sembolüdür. Lakabı Haydar, sanı Esedullah ( Allahın Aslanı) olarak ifade edilir. İslamiyet’ten sonra minyatürlerde barışın, huzurun, adaletin, mutluluğun simgesi olarak kullanılır. Leyla ve Mecnun adlı edebi eserde aslan, geyiklerle keçilerle birliktedir. Galatasaray’ın renklerine baktığımız zaman sarı rengi, Türk mitolojisinde güneşe ait bir simgedir. Sarı rengi buna bağlı olarak akıl, zihin, idrak, sezgi, iman gibi çeşitli kavramları ifade eder.  Dünya şemasında Türklerde sarı renk merkezin rengi (yağız ve karadan sonra) olarak kabul edilmiştir. Toprağın, yani yaşanan ülkenin rengidir.  Merkez ve hükümdar simgeciliğine bağlı olarak sarı aynı zamanda ün ve ilerlemenin de simgesiydi. Kırmızı renk ise güneşin ve tüm savaş tanrılarının rengidir. Eril hareket ilkesini (erkekliği), ateşi, hükümdarlığı, aşkı, hazzı simgeler. Kırmızı rengi de kuvvet, güç, iktidar, şiddet, yoğunluk ifade eder.

Kızılın altın rengiyle ilişkisi geç dönemde Türk mitolojisindeki kızıl elma efsanesinde görülür. Kızıl elma ya da altın küre, Türklerin dünya hâkimiyeti idealinin bir simgesi olarak anlaşılmıştır ve esas olarak “ulaşılmak istenen gaye, amaç, yer” anlamındadır. Bu sebeple kızıl elma, hükümdar simgeciliğinde önemli yer tutar.

Kırmızı, aynı zamanda savaşın ve zaferin rengidir. Selçuklulardan beri Türkler kırmızı başlık, kırmızı bayraklar kullanıyor, Osmanlılarda olduğu gibi çoğu kere hükümdar otağları kırmızı olarak betimleniyordu.

Sonuç olarak, görüldüğü gibi takımlarımızda yer alan hayvan motifleri ve takımlarımızın kendilerinde barındırdığı renkler Türk kültürünün birer yansımasıdır. Her iki takımda da görülen hayvan figürleri ve renkler gücü, hırsı, liderliği simgelemektedir. Belki bu yüzden günümüzde futbol müsabakaları gücü liderliği ele geçirmek için adeta savaşırcasına hırslı, gergin, şiddetli geçmektedir.

dilay

kültür siteye

Benzer Haberler

24 Haziran’da Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimi var. 39 gün kaldı. Milletvekilliği...

Yorum 
0

Halkımın da görmesini istediğim şeyleri yazılarımla paylaşırım. Yozgat Yerköy’de jandarma...

Yorum 
0

Erken seçime sürüklenen ülkemiz bu defa, yakın zamanda gerçekleşen bir kaç seçimden daha...

Yorum 
0

Yorumlar

İsim: E-posta: Web:Yorumunuz:
CAPTCHA (Şahıs Denetim Kodu) Resmi
*

gemlik-belediyesi-refik-yilmaz-site bütünler siteye

Gemlik Ramazana Hazır

Gemlik Belediyesi her yıl olduğu gibi bu […]

Borçelik’e “Dijital Dönüşüm”...

İnsan Yönetimi alanında çalışmalar yapan sivil toplum […]

GTSO Yönetimi Tobb Genel Kur...

Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı […]

Kahrolsun ABD Emperyalizmi

(CEMAL KIRGIZ)  ABD’nin Ortadoğu’yu bir kez daha […]

POPÜLER HABERLER

Küçükkumla’da bıçaklı Cinayet...

Küçükkumla mahallesinde meydana gelen olayda bir kadın […]

Balıkpazarında Cinayet

Gemlik’te Balıkpazarında meydana gelen olayda bir kişi […]

Ağırbaş ve Evrensel ailesinin mutlu...

Ağırbaş ailesinden Ahmet Ağırbaş’ın kızkardeşi, Ayfer Ağırbaş’ın...

Serbest bölgede feci kaza 2 ölü, 3 ...

Gemlik Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğü önünde Gümrük […]

Umurbey yolunda can pazarı; 1 ölü, ...

Umurbey Gemlik yolunda, Umurbey’den aşağıya inen 16 […]

Gemlik’te Motosiklet Kazası 2 Yaral...

Gemlik’te akşam saatlerinde meydana gelen kazada, 2 […]