Bu Kategoridesiniz : 09 Ekim 2019 Çarşamba 02:13

Yurt’ta barış, dünya da barış!.

Kılıçdaroğlu kaşlarını çatıp, öfkeli bir sesle bağırdı:

“Dokunulmazlığımı kaldırmazsanız namertsiniz!”

İşte sözün özü bu! Üç kelimelik kısa ve net bir cümle!

CHP Genel Başkanı neden böyle feveran etti?

İktidar kanadı onun milletvekili dokunulmazlığını kaldırarak

yargılatmak istiyor! Kendi ayaklarına kurşun sıkacaklar.

Bunların çoğu bilgisiz oldukları için

“Kılıçdaroğlu Yüce Divan’da yargılansın” diyorlar.

Oysa Yüce Divan’da sadece Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakan

sıfatını taşıyan siyasiler yargılanır! Bunu da bilmiyorlar.

Millet vekili olmuşlar kara cahiller.

CHP liderini neden yargılatmak istiyorlar?

Kılıçdaroğlu’nun sert konuşmaları, sürekli meydan okuması, ısrarla

yolsuzlukların üzerine gidip hesap sorması onları rahatsız ediyor.

Kılıçdaroğlu’nu susturmak istiyorlar! Fakat yanlış yoldalar.

Dokunulmazlığının kaldırılarak yargılanması

Kılıçdaroğlu’nu  “Halk kahramanı” yapar.  Bunu bilin..

Yahuuu…Ülkenin haline bakın.Perişanlık.
Oğullarına, kardeşlerine, sevgililerine, eşlerine ağıtlar yakan,

ölülerini bulamayanların yüzündeki keder!

Kolları, bacakları, ayakları kopan, bedenleri de, hayalleri de

paramparça olan gençlerin bakışları!

Sevinçleri, umutları çalınan insanların toprağa düşen bedenleri!

Onurları çiğnenmiş kadınların, şiddete, haksızlığa uğramış

savaş mağduru erkeklerin yaralayan ve düşündüren öyküleri!

Üşüten, acıtan, dürten, isyan ettiren olaylar varken.

Nice dostluklara, nice düşmanlıklara tanık olan

topraklarda yaşanan dramlar! Listeyi uzatmak mümkün…

Oysa barış; gereksinimdir, güvendir, gelişimdir,

huzurdur, mutluluktur. O halde!
Büyük Atatürk’ün; “Yurtta barış, dünyada barış” sözünü,

“yurtta kavga, dünyada kavga ve değerli yalnızlığa” dönüştüren

Dünyada ki tek ülke olarak, keşke barış konusunda

daha atak, daha sorumlu, daha kararlı olsaydık.

Savaşlardan çok çekmiş, hâlâ da başı dertte olan bir ulus olarak

keşke coğrafyamızda hiç kan ve gözyaşı olmasaydı.

Savaşlardan medet uman, barışı önemsemeyen,

bu konuda sınır tanımayan, kuralları takmayan,

savaşlara doymayanların yoğun olduğu dünyamızda!

“Barış” kavramını herkes daha derinden duyabilseydi.

Savaşlarda yitip gidenlerin bazen bir baba,  bir oğul,  bir kardeş,

bir eş, bazen bir arkadaş ya da dost olduğunu,

ancak işin en acı yanının yakıp, yıkıp, ezip geçen

olaylardan sonra geriye kalanın da,

bir acı -yok oluş olduğunu unutmayalım.
Savaşa zemin hazırlamaya özel önem veren Amerika ,

Atatürk için “O, savaşlardan barış çıkaran eşsiz bir liderdir” diyor.

Ve hayatı savaş meydanlarında geçen, ve bu kutsal vatanı

mucize denilebilecek destansı zaferlerle kurtarmış bir liderin,

“Milletin hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça savaş bir cinayettir”

sözünü asla unutmamamız gerekir…

Hal böyle iken bazen içeride bazen dışarıda, kürsülerde

çoğu kez göstermelik ,yüksek gerilim hattı yaratarak,

voltajı yükseltecek sözler, tahrik edici, incitici bir dil kullanarak

toplumsal gerginliği artıran, bazen göz kırpıp,

bazen parmak sallayarak ,barış dili, barış ortamı sağlanır mı?”

“CHP’ye buradan bir kemik düşmez” sözü, basitliktir ,

Bir yöneticiye -cumhur başkanına yakışmaz.Onu alçaltır.
Cumhuriyetin 100 yılını düşünülerek bulunan merhemin adıysa,

yurtta ve dünyada barış diyen bir liderin; o zorlu koşullarda

ve o yokluk yıllarında hayata geçirdikleri, bugün bile başımız

her sıkıştığında ve karşılaştığımız her durumda,

imdadımıza yetişen,toplumu iyileştiren ilacın adıysa,

ülkenin boğazında duran sert düğümün dermanı

barıştır. BARIŞ…

Özcan-Vural

 benzer haberler

Nerelerden nerelere geldik, neden mi suriye’deyiz?  

Nerelerden nerelere geldik, neden mi suriye’deyiz?

Neredesiniz din kardeşlerimiz?..  

Neredesiniz din kardeşlerimiz?..

Deprem değil, hırsızlık – soygun öldürüyor!  

Deprem değil, hırsızlık – soygun öldürüyor!